Ağustos 23 2024

Grafana Tempo ve OpenTelemetry ile Distributed Tracing

Gece saat 03:00. Telefonunuz çalıyor, PagerDuty çığlık çığlığa. Prod ortamındaki o kritik ödeme servisi yavaşlamış, hata oranları tavan yapmış durumda. Hemen bilgisayarınızı açıp loglara bakıyorsunuz: Dev bir 500 Internal Server Error yığını. Ancak bu hata, o servisin kendisinden mi kaynaklanıyor, yoksa arkada çağırdığı 15 farklı microservice’ten birinin database sorgusunun takılmasından mı? İşte bu noktada loglar yetersiz, metrikler ise dilsiz kalır. İhtiyacımız olan şey, bir isteğin sistemdeki tüm yolculuğunu uçtan uca görebilmektir.

Bu yazıda, modern gözlemlenebilirlik (observability) dünyasının kutsal üçlüsünden biri olan distributed tracing konusunu ele alacağız. Eski nesil, yönetmesi ve ölçeklemesi tam bir operasyonel kabus olan tracing çözümlerini bir kenara bırakıp; Grafana, Tempo ve OpenTelemetry (OTel) kullanarak, production-ready, maliyet dostu ve yüksek performanslı bir tracing hattını nasıl kuracağımızı adım adım inceleyeceğiz. Üstelik bunu yaparken, microservices mimarimizin performans darboğazlarını nasıl saniyeler içinde tespit edeceğimizi göreceğiz.

Neden Grafana Tempo? Elasticsearch’e RAM Yetiştiremeyenler Kulübü

Eğer daha önce Jaeger veya Zipkin kullanarak bir distributed tracing altyapısı kurduysanız, arka planda devasa bir Elasticsearch veya Cassandra cluster’ı yönetmenin ne kadar sancılı olduğunu bilirsiniz. Sadece trace datalarını indekslemek için harcanan RAM ve CPU miktarı, bazen uygulamanın kendisinden fazla kaynak tüketebilir.

Grafana Tempo, bu probleme radikal bir mühendislik yaklaşımı getiriyor: “No-index” architecture. Tempo, trace datalarını indekslemez. Bunun yerine, trace’leri sadece Trace ID’lerine göre anahtarlayarak nesne depolama servislerinde (Object Storage – AWS S3, Google Cloud Storage veya lokalde MinIO) bloklar halinde saklar. Peki, indeksleme yoksa arama nasıl yapılıyor? Tempo, metrikler (Prometheus) ve loglar (Loki) arasındaki korelasyonu kullanır. Logunuzda bir Trace ID bulursunuz ve Tempo bu ID’yi doğrudan nesne deposundan milisaniyeler içinde çeker. Sonuç? Sıfıra yakın operasyonel maliyet ve inanılmaz ucuz storage faturaları.

Mimarinin Tasarımı: Veri Nasıl Akacak?

Uygulamamızdan çıkan trace verilerinin Tempo’ya ulaşması için endüstri standardı olan OpenTelemetry protokolünü (OTLP) kullanacağız. Doğrudan uygulamadan Tempo’ya yazmak yerine, araya bir OpenTelemetry Collector koyacağız. Neden mi? Çünkü collector, uygulamalarımızın üzerindeki yükü alır, verileri buffer’lar, batch halinde gönderir ve gerekirse hassas verileri (PII) maskeleme işini üstlenir. Akış tam olarak şöyle olacak:

Uygulama (Go SDK) --[OTLP/gRPC]--> OTel Collector --[OTLP/gRPC]--> Grafana Tempo <-- Grafana (UI)

Adım 1: Altyapıyı Ayağa Kaldıralım (Docker Compose)

Lafı uzatmadan pratik tarafa geçelim. Lokalinizde bu yapıyı test edebilmeniz için hazırladığım, içinde Tempo, OTel Collector ve Grafana bulunan docker-compose.yml dosyamızı oluşturalım.

version: '3.8'

services:
  # Grafana Tempo (Trace Deposu)
  tempo:
    image: grafana/tempo:2.3.0
    command: [ "-config.file=/etc/tempo.yaml" ]
    volumes:
      - ./tempo.yaml:/etc/tempo.yaml
    ports:
      - "3200:3200"   # HTTP API
      - "4317:4317"   # OTLP gRPC receiver

  # OpenTelemetry Collector (Veri Toplayıcı ve Dağıtıcı)
  otel-collector:
    image: otel/opentelemetry-collector-contrib:0.90.0
    command: [ "--config=/etc/otel-collector-config.yaml" ]
    volumes:
      - ./otel-collector-config.yaml:/etc/otel-collector-config.yaml
    ports:
      - "4318:4318"   # OTLP HTTP receiver
    depends_on:
      - tempo

  # Grafana (Görselleştirme)
  grafana:
    image: grafana/grafana:10.2.0
    volumes:
      - ./grafana-datasources.yaml:/etc/grafana/provisioning/datasources/datasources.yaml
    ports:
      - "3000:3000"
    depends_on:
      - tempo

Şimdi Tempo’nun konfigürasyon dosyası olan tempo.yaml dosyasını oluşturalım. Burada lokal diskimizi bir object storage gibi simüle edeceğiz:

stream_over_http: true
server:
  http_listen_port: 3200

distributor:
  receivers:
    otlp:
      protocols:
        grpc:
          endpoint: 0.0.0.0:4317

ingester:
  lifecycler:
    ring:
      kvstore:
        store: inmemory
      replication_factor: 1

storage:
  trace:
    backend: local
    local:
      path: /tmp/tempo/traces
    wal:
      path: /tmp/tempo/wal

Sırada OTel Collector konfigürasyonumuz (otel-collector-config.yaml) var. Burası gelen trace verisini karşılayıp Tempo’ya paslayacak olan ana santralimiz:

receivers:
  otlp:
    protocols:
      grpc:
        endpoint: 0.0.0.0:4317
      http:
        endpoint: 0.0.0.0:4318

processors:
  batch:
    timeout: 1s
    send_batch_size: 256

exporters:
  otlp:
    endpoint: tempo:4317
    tls:
      insecure: true

service:
  pipelines:
    traces:
      receivers: [otlp]
      processors: [batch]
      exporters: [otlp]

Son olarak Grafana’nın ayağa kalktığında otomatik olarak Tempo veri kaynağını tanıması için grafana-datasources.yaml dosyasını hazırlayalım:

apiVersion: 1

datasources:
  - name: Tempo
    type: tempo
    access: proxy
    orgId: 1
    url: http://tempo:3200
    basicAuth: false
    isDefault: true
    uid: tempo-datasource

Adım 2: Uygulama Enstrümantasyonu (Go ve OpenTelemetry)

Altyapımız hazır olduğuna göre, artık kod seviyesine inebiliriz. Distributed tracing’in en kritik kavramı Context Propagation‘dır. Yani bir istek dışarıdan geldiğinde oluşan Trace ID’nin, alt servislere yapılan HTTP veya gRPC çağrılarına taşınması gerekir. Eğer bu zinciri kırarsanız, trace bütünlüğünüz kaybolur.

Aşağıdaki Go örneğinde, hem bir OpenTelemetry Tracer’ı nasıl initialize edeceğimizi, hem de manuel olarak nasıl span üreteceğimizi göreceğiz. Bu örnek, prod ortamındaki mikroservisleriniz için harika bir şablon olacaktır.

package main

import (
	"context"
	"log"
	"net/http"
	"time"

	"go.opentelemetry.io/otel"
	"go.opentelemetry.io/otel/exporters/otlp/otlptrace/otlptracegrpc"
	"go.opentelemetry.io/otel/sdk/resource"
	sdktrace "go.opentelemetry.io/otel/sdk/trace"
	semconv "go.opentelemetry.io/otel/semconv/v1.4.0"
	"go.opentelemetry.io/otel/trace"
	"google.golang.org/grpc"
)

const (
	serviceName = "payment-gateway"
	collectorAddr = "localhost:4317"
)

func initTracer(ctx context.Context) (*sdktrace.TracerProvider, error) {
	// gRPC üzerinden OTel Collector'a bağlanacak exporter
	exporter, err := otlptracegrpc.New(ctx,
		otlptracegrpc.WithInsecure(),
		otlptracegrpc.WithEndpoint(collectorAddr),
		otlptracegrpc.WithDialOption(grpc.WithBlock()),
	)
	if err != nil {
		return nil, err
	}

	// Servis kimlik bilgileri
	res, err := resource.New(ctx,
		resource.WithAttributes(
			semconv.ServiceNameKey.String(serviceName),
			semconv.ServiceVersionKey.String("1.0.0"),
		),
	)
	if err != nil {
		return nil, err
	}

	// Tracer Provider tanımı (Samplers burada belirlenebilir)
	tp := sdktrace.NewTracerProvider(
		sdktrace.WithSampler(sdktrace.AlwaysSample()), // Prod için ParentBased(AlwaysSample) önerilir
		sdktrace.WithBatcher(exporter),
		sdktrace.WithResource(res),
	)

	otel.SetTracerProvider(tp)
	return tp, nil
}

func main() {
	ctx := context.Background()
	tp, err := initTracer(ctx)
	if err != nil {
		log.Fatalf("Tracer başlatılamadı: %v", err)
	}
	defer func() {
		if err := tp.Shutdown(ctx); err != nil {
			log.Printf("Tracer kapatılırken hata: %v", err)
		}
	}()

	tracer := otel.Tracer("http-server")

	http.HandleFunc("/checkout", func(w http.ResponseWriter, r *http.Request) {
		// HTTP isteğinden gelen context'i ve trace parent bilgisini alıyoruz
		ctx := otel.GetTextMapPropagator().Extract(r.Context(), propagation.HeaderCarrier(r.Header))
		
		ctx, span := tracer.Start(ctx, "CheckoutProcess", trace.WithSpanKind(trace.SpanKindServer))
		defer span.End()

		// DB Sorgusunu simüle eden bir alt span oluşturalım
		_, dbSpan := tracer.Start(ctx, "QueryUserBalance")
		time.Sleep(120 * time.Millisecond) // Veritabanı gecikmesi
		dbSpan.SetAttributes(semconv.DBSystemPostgreSQL)
		dbSpan.End()

		// Üçüncü parti API çağrısını simüle edelim
		_, apiSpan := tracer.Start(ctx, "CallStripeAPI")
		time.Sleep(350 * time.Millisecond) // Dış servis gecikmesi
		apiSpan.End()

		w.WriteHeader(http.StatusOK)
		w.Write([]byte(`{"status": "success"}`))
	})

	log.Println("Server 8080 portunda çalışıyor...")
	log.Fatal(http.ListenAndServe(":8080", nil))
}

Adım 3: Grafana Explore’da Trace Görselleştirme

Artık her şey hazır! Sistemimizi ayağa kaldırmak için terminalden şu komutu çalıştıralım:

docker compose up -d

Ardından Go uygulamamızı çalıştıralım ve test isteği gönderelim:

go run main.go
curl -i http://localhost:8080/checkout

Şimdi tarayıcınızdan http://localhost:3000 adresine giderek Grafana’ya giriş yapın (varsayılan kullanıcı adı/şifre: admin/admin). Sol menüden Explore sekmesine tıklayın ve veri kaynağı olarak Tempo‘yu seçin.

Burada Search sekmesine gelip “payment-gateway” servisimizi seçtiğimizde, az önce attığımız isteğin trace verisini göreceğiz. Trace’e tıkladığınızda karşınıza çıkacak olan Gantt şeması benzeri görselleştirme, size şu altın bilgileri sunacak:

  • İsteğin toplamda ne kadar sürdüğünü (örn: 470ms)
  • Hangi alt işlemin (QueryUserBalance vs CallStripeAPI) bu sürenin ne kadarını yediğini (Darboğaz tespiti!)
  • Eğer işlem sırasında bir hata oluştuysa, o hatanın tam olarak hangi span üzerinde patladığını ve hata detaylarını (Exception stack trace)

Pro Tip: Loglar ve Trace’leri Birleştirmek (Derived Fields)

Kıdemli bir DevOps mühendisinin fark yaratacağı yer burasıdır. Sadece trace izlemek yetmez, loglar ile trace’ler arasında köprü kurmalısınız. Grafana Loki konfigürasyonunuza ekleyeceğiniz bir derived fields kuralı ile log satırındaki trace_id değerini otomatik olarak Tempo’ya yönlendiren tıklanabilir linklere dönüştürebilirsiniz. Böylece hata loguna bakan bir yazılımcı, tek bir tıkla o hatanın oluştuğu trace’e sıçrayabilir. Buna observability dünyasında “correlating signals” denir.

Sonuç ve Production Tavsiyeleri

Uygulamalarınız büyüdükçe ve microservices sayınız arttıkça, distributed tracing lüks olmaktan çıkıp bir hayatta kalma aracına dönüşür. Grafana Tempo ve OpenTelemetry ikilisi, size hem açık standartlara dayalı (vendor lock-in olmadan) hem de son derece düşük maliyetli bir gözlemlenebilirlik platformu sunar.

Üretim ortamına geçişte şu noktalara dikkat etmenizi öneririm:

  • Sampling (Örnekleme): Her isteğin trace’ini saklamak disk alanınızı hızla tüketebilir. OTel Collector üzerinde tail-based sampling kullanarak sadece hatalı (5xx) veya uzun süren (latency > 2s) istekleri %100 saklayıp, başarılı isteklerin sadece %1’ini örnekleyebilirsiniz.
  • Resource Constraints: OTel Collector için mutlaka memory_limiter processor’ını aktif edin. Yoğun yük altında collector’ın memory sızıntısı yapmasını engellemiş olursunuz.

Sistemlerinizi izlenebilir kılın, geceleri rahat uyuyun!

Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Ağustos 16 2024

Prometheus Alerting Rules ve Recording Rules Yazma Rehberi

Gece saat 03:00. Telefonunuz acı acı çalıyor. Gözlerinizi kırpıştırarak ekrana bakıyorsunuz: “CPU Usage is High!”. Kalbiniz küt küt atarak bilgisayarı açıyor, Kubernetes cluster’ına bağlanıyor ve aslında her şeyin normal olduğunu, sadece anlık bir cron job’ın CPU’yu tetiklediğini görüyorsunuz. Tebrikler, “Alert Fatigue” (alarm yorgunluğu) kulübüne hoş geldiniz! Modern devops ve sre dünyasında, yanlış yapılandırılmış bir prometheus ve alerting altyapısı kadar ekipleri yıpratan çok az şey vardır. Bu rehberde, uykularınızı kaçırmayacak, gerçekten aksiyon alınabilir alert kuralları yazmayı ve recording rules kullanarak Prometheus sunucunuzun CPU’sunu nasıl rahatlatacağınızı konuşacağız.

1. Alert Felsefesi: “Semptom” vs. “Sebep”

Bir alert kuralı yazmadan önce kendimize sormamız gereken ilk soru şudur: “Bu alarm çaldığında birinin yataktan kalkıp hemen bir şey yapması gerekiyor mu?” Cevap hayır ise, o bir alert değil, sadece bir metric veya en fazla bir dashboard grafiğidir.

SRE dünyasında alert’leri ikiye ayırırız:

  • Semptom Tabanlı (Symptom-based): “Kullanıcılar 500 hatası alıyor.” (Hemen müdahale edilmeli!)
  • Sebep Tabanlı (Cause-based): “Node CPU kullanımı %92.” (Belki de Kubernetes bunu zaten scale edecek, neden uyandırılıyorum?)

Her zaman semptomlara alert kurmaya çalışın. CPU yükselmesi tek başına bir felaket değildir; eğer bu durum latency (gecikme) artışına veya hata oranının (error rate) yükselmesine sebep olmuyorsa, bırakın Prometheus sessizce metric toplamaya devam etsin.

2. Etkin Prometheus Alerting Rules Yazmak

Prometheus üzerinde alert tanımlarken PromQL dilinin gücünden faydalanırız. Ancak verimsiz yazılan sorgular hem Prometheus’u yorar hem de yanlış alarmlara (false positive) yol açar.

Kötü Bir Örnek ve Analizi

- alert: HighCPUUsage
  expr: node_cpu_seconds_total{mode="idle"} < 10
  for: 1m
  labels:
    severity: critical
  annotations:
    summary: "CPU usage is high on {{ $labels.instance }}"

Bu kural neden kötü?

  1. Çok kısa süre (for: 1m): 1 dakikalık bir CPU yükselmesi geçici bir spike (anlık sıçrama) olabilir. Hemen alarm tetiklemek anlamsızdır.
  2. Ham metric kullanımı: `node_cpu_seconds_total` doğrudan kullanılmamalı, rate() veya irate() fonksiyonları ile normalize edilmelidir.
  3. Aksiyon yok: “CPU yüksek” bilgisini alan bir mühendis ne yapmalı? Annotation içinde bir runbook linki yok.

Daha İyi Bir Yaklaşım

- alert: NodeCPUUtilizationHigh
  expr: (100 - (avg by (instance) (rate(node_cpu_seconds_total{mode="idle"}[5m])) * 100)) > 85
  for: 15m
  labels:
    severity: warning
    team: platform
  annotations:
    summary: "Node {{ $labels.instance }} CPU utilization is above 85% for 15 minutes."
    description: "High CPU might impact application performance. Check Pod distribution."
    runbook_url: "https://wiki.kertenkerem.net/ops/runbooks/high-node-cpu"

Burada neyi değiştirdik? Sorguyu 5 dakikalık pencerelerde `rate` alacak şekilde optimize ettik, bekleme süresini (`for`) 15 dakikaya çıkararak geçici spike’ları eledik ve en önemlisi, alarmı alan mühendis için bir `runbook_url` ekledik.

3. Prometheus’u Coşturmak: Recording Rules

Prometheus her `evaluation_interval` süresinde (genelde 15-30 saniye) tüm alert kurallarını sıfırdan hesaplar. Eğer yukarıdaki gibi ağır matematiksel işlemler içeren yüzlerce kuralınız ve binlerce node/pod içeren bir cluster’ınız varsa, Prometheus sunucunuzun CPU ve Memory kullanımı tavan yapacaktır. İşte burada sahneye recording rules çıkıyor.

Recording rules, karmaşık ve sık çalıştırılan PromQL sorgularının sonuçlarını önceden hesaplayıp yeni bir metric olarak kaydetmenizi sağlar. Böylece alert kuralları veya Grafana dashboard’ları bu karmaşık sorguyu her seferinde çalıştırmak yerine, önceden hesaplanmış hazır veriyi okur.

Yavaş Sorgu Örneği (Kubernetes Pod CPU Utilization)

Grafana dashboard’unuzda veya alert kuralınızda her 15 saniyede bir şu sorgunun çalıştığını hayal edin:

sum by (namespace, pod) (rate(container_cpu_usage_seconds_total{container!=""}[5m]))

Bunu optimize etmek için bir recording rule tanımlayalım:

groups:
  - name: kertenkerem.cpu.rules
    rules:
      - record: namespace_pod:container_cpu_usage:rate5m
        expr: sum by (namespace, pod) (rate(container_cpu_usage_seconds_total{container!=""}[5m]))

Artık Prometheus arkada bu sorguyu sessizce çalıştırıp sonucu `namespace_pod:container_cpu_usage:rate5m` isimli yeni ve tertemiz bir metric olarak kaydedecek. Şimdi alert kuralımızı bu yeni metric üzerinden yazalım:

- alert: PodCPULimitApproaching
  expr: namespace_pod:container_cpu_usage:rate5m > 0.90
  for: 10m
  labels:
    severity: warning

Prometheus artık her sorgulamada diskten gigabaytlarca veri okuyup CPU hesaplaması yapmak zorunda kalmayacak. Doğrudan hazır hesaplanmış tek bir metric değerine bakacak. Disk I/O ve CPU tüketiminizde inanılmaz bir düşüş göreceksiniz.

4. Alertmanager ile Gürültüyü Engelleme: Inhibition ve Silence

Prometheus alert’i üretir, ancak bu alert’lerin nereye (Slack, PagerDuty, Webhook) nasıl gideceğini yöneten yer Alertmanager bileşenidir. Alert gürültüsünü kesmek için iki can kurtaran silahımız var: Inhibition Rules ve Silences.

Inhibition Rules (Engelleme Kuralları)

Bir veri merkezindeki tüm sunucuların bağlı olduğu ana switch çöktüğünde ne olur? Muhtemelen o switch arkasındaki 50 sunucu ve üzerindeki 500 pod için ayrı ayrı “Node Down” ve “Pod Down” alarmı alırsınız. Telefonunuz bildirim yağmurundan kilitlenir.

Inhibition rules, belirli bir ana alarm aktifken, onunla ilişkili alt alarmların susturulmasını sağlar. Klasik bir Alertmanager konfigürasyon örneği:

inhibit_rules:
  - source_matchers: [alertname="NodeNetworkDown"]
    target_matchers: [alertname="InstanceDown"]
    equal: ['node', 'instance']

Yukarıdaki kural der ki: Eğer bir node için `NodeNetworkDown` alarmı zaten tetiklendiyse, aynı node üzerindeki servisler için `InstanceDown` (servis ulaşılamaz) alarmı gönderme, onu block’la. Mühendis zaten ağın gittiğini biliyor, servislerin de gitmiş olacağını tahmin etmek için dahi olmaya gerek yok!

Silencing (Susturma) ve Maintenance

Planlı bir bakım çalışması (maintenance window) yapıyorsunuz ve Kubernetes cluster’ındaki bazı node’ları restart edeceksiniz. Bu sırada Slack kanalınızın “CRITICAL” loglarıyla dolmasını istemezsiniz.

Bunun için Alertmanager UI üzerinden veya `amtool` CLI aracını kullanarak hızlıca geçici “silence” tanımları yapabilirsiniz:

amtool silence add alertname="NodeCPUUtilizationHigh" node="node-01" --duration=2h --comment="Planli kernel upgrade calismasi"

Bu komut, `node-01` üzerindeki yüksek CPU alarmlarını 2 saat boyunca askıya alır. Bakım bittiğinde sistem otomatik olarak normal haline döner.

Sonuç: Temiz Alarmlar, Huzurlu Geceler

Prometheus ile monitoring kurmak kolaydır; ancak akıllıca tasarlanmış bir alarm yapısı kurmak gerçek bir mühendislik disiplini gerektirir. Özetlemek gerekirse:

  1. Sadece aksiyon almanız gereken durumlarda telefonunuzu çaldırın.
  2. Ağır PromQL sorgularınızı recording rules ile önceden hesaplayarak Prometheus’u rahatlatın.
  3. Alertmanager’ın inhibition kurallarını kullanarak kriz anlarında alarm bombardımanına tutulmaktan kaçının.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere, metrics’iniz bol, geceleriniz sessiz olsun!

Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Ağustos 9 2024

Grafana Loki ile Merkezi Log Yönetimi: ELK’nın Hantallığından Kaçış Rehberi

Sistem yöneticilerinin ve DevOps mühendislerinin ortak rüyası nedir? Tabii ki gece yarısı “Disk Full” uyarısıyla uyanmamak. Ancak modern mikroservis mimarilerinde observability sağlamak ve devasa log yığınları arasında arama yapmak tam bir karın ağrısı olabiliyor. Yıllarca ELK (Elasticsearch, Logstash, Kibana) üçlüsünün JVM bellek canavarlığıyla mücadele ettikten sonra, hafif, dinamik ve bütçe dostu bir alternatif arıyorsanız doğru yerdesiniz. Bu rehberde, grafana ekosisteminin parlayan yıldızı loki ile nasıl ölçeklenebilir ve az maliyetli bir log management altyapısı kuracağımızı adım adım inceleyeceğiz.

Neden Loki? (Yani, Neden Elasticsearch Değil?)

Elasticsearch harika bir arama motorudur; bunu kimse inkar edemez. Ancak log yönetimi söz konusu olduğunda, Elasticsearch her şeyi (log satırının tamamını) indexler. Bu durum devasa index boyutlarına ve dolayısıyla korkunç bir RAM tüketimine yol açar. Kendi sunucularında ELK koşturanlar, Elasticsearch pod’unun 16GB RAM’i “kahvaltı niyetine” tükettiğini çok iyi bilir.

Loki ise farklı bir felsefe benimser: “Prometheus, ama loglar için.”

Loki, log içeriğinin tamamını indexlemez. Sadece logların metadata’sını (yani label/etiketlerini; örneğin app="nginx", env="production") indexler. Log satırlarının kendisini ise sıkıştırılmış chunk’lar halinde doğrudan nesne depolama servislerinde (AWS S3, Google Cloud Storage veya lokalde MinIO) saklar. Bu yaklaşım bize ne kazandırır?

  • Düşük Altyapı Maliyeti: RAM tüketimi MB’lar seviyesine düşer, disk maliyeti ise S3 kullanımı sayesinde neredeyse devede kulak kalır.
  • Kolay Korelasyon: Prometheus metriklerinizle aynı etiketleri (labels) kullanarak metrikten loga tek tıkla geçiş yapabilirsiniz.
  • Kolay Ölçeklenme: Loki’nin mikroservis mimarisi sayesinde yazma (ingester) ve okuma (querier) katmanlarını birbirinden bağımsız olarak ölçekleyebilirsiniz.

Sistem Mimarisi: Parçaları Birleştirelim

Loki tek başına çalışmaz. Log yönetim sistemimiz üç temel bileşenden oluşur:

  1. Promtail (Agent): Logları toplar, etiketler (labeling) ve Loki’ye push eder (Kubernetes dünyasında her node üzerinde bir DaemonSet olarak koşar).
  2. Loki (Veri Deposu): Gelen logları alır, indeksler ve depolar.
  3. Grafana (Görselleştirme): Loki’yi bir datasource olarak ekler, LogQL sorguları yazar ve şık dashboard’lar oluştururuz.

Adım Adım Kurulum: Kubernetes Üzerinde Loki ve Promtail

Lafı fazla uzatmadan klavyenin başına geçelim. Kurulum için en pratik yol Helm kullanmaktır. Kubernetes cluster’ınızın hazır olduğunu varsayarak işlemlere başlıyoruz.

1. Helm Depolarını Ekleme

İlk olarak Grafana’nın resmi Helm reposunu sistemimize ekleyelim ve güncelleyelim:

helm repo add grafana https://grafana.github.io/helm-charts
helm repo update

2. Loki Kurulumu

Üretim ortamı için Loki’yi S3 entegrasyonu ile kurmak en doğrusudur. Ancak bu rehberde pratiklik açısından lokal disk (StatefulSet) kullanan basit bir kurulum yapacağız. Aşağıdaki loki-values.yaml dosyasını oluşturalım:

loki:
  commonConfig:
    replication_factor: 1
  storage:
    type: 'filesystem'
  auth_enabled: false

singleBinary:
  replicas: 1

persistence:
  enabled: true
  size: 10Gi
  storageClassName: "standard" # Kendi storage class'ınızla değiştirin

Şimdi Loki’yi bu konfigürasyonla kuralım:

helm install loki grafana/loki -f loki-values.yaml --namespace logging --create-namespace

3. Promtail Kurulumu

Promtail, Kubernetes cluster’ındaki pod loglarını otomatik olarak keşfedecek şekilde konfigüre edilmiştir. promtail-values.yaml dosyamızı oluşturalım. Burada en kritik nokta Promtail’e Loki’nin adresini doğru vermektir:

config:
  clients:
    - url: http://loki-gateway.logging.svc.cluster.local/loki/api/v1/push

# Kubernetes namespace ve pod etiketlerini otomatik olarak loglara eklemesi için relabeling kuralları hazır gelir.

Promtail’i kuralım:

helm install promtail grafana/promtail -f promtail-values.yaml --namespace logging

LogQL 101: Loglar İçinde Kaybolmadan Arama Yapmak

Artık loglarımız Loki’ye akıyor. Peki bunları nasıl sorgulayacağız? Karşınızda LogQL. Eğer Prometheus’un sorgu dili olan PromQL’e aşinaysanız, LogQL size çocuk oyuncağı gelecektir. LogQL sorguları iki ana bölümden oluşur: Log Stream Selector ve Filter Expression.

Basit Filtreleme

Belirli bir namespace altındaki, belirli bir uygulamanın loglarını çekmek ve içinde “error” geçen satırları yakalamak için:

{namespace="production", app="payment-api"} |= "error"

Eğer “timeout” içeren ama “connection” içermeyen logları istiyorsak zincirleme filtre kullanabiliriz:

{app="nginx"} |= "timeout" != "connection"

Parser ve Yapılandırılmış (Structured) Loglar

Eğer uygulamanız JSON formatında log üretiyorsa, Loki bu logları çalışma anında (on-the-fly) ayrıştırabilir. Bu, Loki’nin en güçlü özelliklerinden biridir:

{app="auth-service"} | json | status = "500"

Yukarıdaki sorguda | json ifadesi, log satırını JSON olarak parse eder ve içerideki tüm JSON anahtarlarını geçici etiketlere (labels) dönüştürür. Sonrasında status = "500" filtresi ile sadece HTTP 500 hatası veren istekleri süzebiliriz.

Loglardan Metrik Üretmek

Diyelim ki son 5 dakikada Nginx loglarındaki HTTP 500 hatalarının saniyedeki oranını (rate) görmek istiyorsunuz. LogQL bunu yapabilir:

sum(rate({app="nginx"} | json | status =~ "5.." [5m]))

Bu sorguyu Grafana’da bir Graph panelinde çalıştırarak doğrudan loglardan türetilmiş canlı metrik grafikleri elde edebilirsiniz. Prometheus’a yük bindirmeden mükemmel bir alarm altyapısı!

Grafana ile Log Görselleştirme

Logları sorgulamak için Grafana arayüzünü kullanacağız. İşte izlemeniz gereken adımlar:

  1. Grafana arayüzüne gidin ve sol menüden Connections -> Data Sources yolunu izleyin.
  2. Add data source butonuna tıklayın ve listeden Loki‘yi seçin.
  3. Connection URL kısmına Loki servisinizin adresini yazın: http://loki-gateway.logging.svc.cluster.local (Eğer Grafana aynı cluster içindeyse).
  4. Sayfanın altındaki Save & Test butonuna tıklayın. Yeşil onay kodunu gördüyseniz bağlantı tamamdır!

Şimdi sol menüden Explore sekmesine gidin. Üst taraftan veri kaynağı olarak Loki‘yi seçin. Log browser üzerinden etiketlerinizi seçerek veya yukarıda paylaştığımız LogQL sorgularını yazarak loglarınızı canlı olarak (Live tailing) izlemeye başlayabilirsiniz.

Grafana Dashboard Visualization

Üretim Ortamı İçin Altın Tavsiyeler (Pro-Tips)

Loki’yi production ortamında koştururken canınızın sıkılmasını istemiyorsanız şu üç kurala mutlaka dikkat edin:

  1. Yüksek Cardinality’den Kaçının (High Cardinality): Loglarınıza asla user_id, ip_address veya request_id gibi binlerce benzersiz değere sahip dinamik etiketler (labels) eklemeyin. Bu, Loki’nin indeks yapısını şişirir ve sorgu performansını yerle bir eder. Bu tarz dinamik verileri log satırının içinde bırakın; aramak için LogQL filtrelerini (|= veya | json) kullanın.
  2. S3 Entegrasyonu: Lokal disk yerine her zaman AWS S3 veya MinIO gibi nesne depolama çözümlerini tercih edin. Bu sayede log retention (logların silinme süresi) politikanızı kolayca yönetebilir ve disk dolma riskini sıfıra indirebilirsiniz.
  3. Query Frontend Kullanımı: Yoğun log sorgulaması yapılan ortamlarda Loki’yi mikroservis modunda kurup query-frontend bileşenini aktif edin. Bu bileşen, büyük zaman aralıklarındaki sorguları parçalara ayırarak paralel çalıştırır ve caching mekanizması sunar.

Özet

Grafana Loki, modern DevOps pratiklerinde log yönetimi için ezber bozan bir araç. ELK’nın getirdiği o devasa operasyonel yük ve maliyet olmadan, sadece ihtiyacımız olanı indexleyerek harika bir observability altyapısı kurduk. Promtail ile logları topladık, LogQL ile derinlemesine analiz ettik ve Grafana ile taçlandırdık.

Siz de production ortamlarınızda kaynak tüketimini optimize etmek istiyorsanız, Loki’ye bir şans verin. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere, loglarınız temiz, sistemleriniz ayakta kalsın!

Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Temmuz 26 2024

Zabbix’te LLD ile Dinamik Monitoring Otomasyonu: Custom Script ve Trigger Entegrasyonu

Modern altyapılarda statik konfigürasyon dosyalarıyla veya arayüzden tek tek host ekleyerek hayatta kalmak imkansız. Hele ki her gün onlarca microservice’in, disk partition’ının veya network interface’inin ayağa kalkıp kapandığı dinamik bir Kubernetes ya da bare-metal cluster yönetiyorsanız, manuel izleme (monitoring) tam bir kabusa dönüşür. Bu noktada imdadımıza yetişen en güçlü mekanizmalardan biri, şüphesiz Zabbix LLD (Low-Level Discovery) tabanlı dinamik monitoring otomasyonu mimarisidir.

Bu makalede, teorik tanımları bir kenara bırakıp doğrudan production ortamında çalışan, özelleştirilmiş (custom) bir LLD senaryosunu sıfırdan inşa edeceğiz. Amacımız, host üzerindeki dinamik Docker container’larını otomatik keşfetmek, bunlara ait metrikleri toplamak ve dinamik trigger prototipleri ile akıllı alarmlar üretmek.

Neden Standart Discovery Değil de LLD?

Zabbix’te iki tip keşif mekanizması bulunur: Network Discovery ve Low-Level Discovery (LLD). Network Discovery, ağdaki IP bloklarını tarayıp “Burada yeni bir sunucu var mı?” sorusuna yanıt ararken; LLD, “Bu sunucunun içinde izlemem gereken ve sürekli değişen hangi alt bileşenler var?” sorusunu yanıtlar. Diskler, network arayüzleri, CPU çekirdekleri, veritabanı instance’ları veya Docker container’ları LLD’nin ana hedefidir.

LLD’nin arkasındaki sihir JSON formatındadır. Zabbix Agent veya bir script, Zabbix Server’a belirli bir yapıda JSON döndürür. Server bu JSON’ı parse eder, içindeki makroları (`{#MACRO}`) ayıklar ve tanımladığınız prototiplere göre otomatik olarak Item, Trigger ve Graph oluşturur.

Adım 1: Custom LLD Scripti Yazımı (JSON Formatı)

Zabbix’in bir yapıyı LLD ile keşfedebilmesi için çıktının mutlaka `data` array’i içeren veya doğrudan düz bir JSON array formatında olması gerekir. Biz, sunucuda çalışan aktif Docker container’larını adlarıyla keşfedecek bir Python scripti yazacağız. Bu scripti Zabbix Agent’ın kurulu olduğu hedef makinede konumlandıracağız.

Aşağıdaki scripti hedef sunucuda /etc/zabbix/scripts/discover_containers.py olarak kaydedin:

#!/usr/bin/env python3
import json
import subprocess

def get_containers():
    try:
        # Çalışan container adlarını alıyoruz
        cmd = "docker ps --format '{{.Names}}'"
        result = subprocess.check_output(cmd, shell=True).decode('utf-8')
        containers = [line.strip() for line in result.split('\n') if line.strip()]
        
        # Zabbix LLD formatına uygun JSON şeması oluşturuyoruz
        lld_data = []
        for container in containers:
            lld_data.append({
                "{#CONTAINERNAME}": container
            })
        
        # Zabbix 5.x ve sonraki sürümler doğrudan array kabul eder
        print(json.dumps(lld_data))
    except Exception as e:
        print(json.dumps([]))

if __name__ == "__main__":
    get_containers()

Scriptin çalıştırılabilir olduğundan emin olun:

chmod +x /etc/zabbix/scripts/discover_containers.py

Adım 2: Zabbix Agent Konfigürasyonu (UserParameter)

Yazdığımız scripti Zabbix Server’ın tetikleyebilmesi için Zabbix Agent üzerinde bir UserParameter tanımlamamız gerekiyor. Neden böyle yapıyoruz? Çünkü Agent’ın yeteneklerini dışarıdan güvenli bir şekilde genişletmenin en performanslı yolu budur.

/etc/zabbix/zabbix_agentd.d/userparameter_docker.conf dosyasını oluşturun ve şu satırı ekleyin:

UserParameter=docker.container.discovery,/etc/zabbix/scripts/discover_containers.py
UserParameter=docker.container.cpu[*],docker stats --no-stream --format "{{.CPUPerc}}" $1 | cut -d'%' -f1
UserParameter=docker.container.status[*],docker inspect -f '{{.State.Running}}' $1

Burada ne yaptık?
1. docker.container.discovery anahtarı ile LLD JSON çıktısını sağladık.
2. docker.container.cpu[*] parametrik anahtarı ile keşfettiğimiz container’ın anlık CPU tüketimini çekeceğiz.
3. docker.container.status[*] ile de container’ın çalışıp çalışmadığını (true/false) denetleyeceğiz.

Değişikliklerin devreye girmesi için Zabbix Agent servisini yeniden başlatın:

systemctl restart zabbix-agent

Şimdi Zabbix Server veya proxy üzerinden bu mekanizmanın çalışıp çalışmadığını test edelim:

zabbix_get -s 127.0.0.1 -k docker.container.discovery

Eğer her şey doğru yapılandırıldıysa, ekranda şu tarz bir JSON görmelisiniz:

[{"{#CONTAINERNAME}": "nginx-prod"}, {"{#CONTAINERNAME}": "postgres-db"}]

Adım 3: Zabbix UI Üzerinde Template ve LLD Rule Tanımlama

Sistem katmanındaki hazırlığımız bitti. Şimdi Zabbix Web UI üzerinde bu veriyi işleyecek şablonu (Template) hazırlayalım.

1. Discovery Rule Oluşturma

Zabbix UI’da Configuration > Templates adımına gidin ve yeni bir template oluşturun (Örn: Template App Docker Custom).

  • Oluşturduğunuz template içinde Discovery rules sekmesine gelin ve Create discovery rule butonuna tıklayın.
  • Name: Docker Container Discovery
  • Type: Zabbix agent (veya agent active)
  • Key: docker.container.discovery
  • Update interval: 1m (Geliştirme aşamasında hızlı görmek için 1 dakika, production’da 10m veya 30m idealdir).

2. Item Prototypes (Öğe Prototipleri) Oluşturma

Keşfedilen her bir container için hangi metrikleri toplayacağımızı burada tanımlıyoruz. Discovery rule içindeki Item prototypes sekmesine geçin ve Create item prototype deyin.

CPU Metriği İçin:

  • Name: Container {#CONTAINERNAME}: CPU Usage
  • Key: docker.container.cpu[{#CONTAINERNAME}]
  • Type: Zabbix agent
  • Type of information: Numeric (float)
  • Units: %

Status Metriği İçin:

  • Name: Container {#CONTAINERNAME}: Status
  • Key: docker.container.status[{#CONTAINERNAME}]
  • Type: Zabbix agent
  • Type of information: Character (veya boolean/numeric dönüşümü yapabilirsiniz, inspect çıktımız ‘true’/’false’ döneceği için Character seçip trigger’da regex ile kontrol etmek pratik bir yoldur).

Adım 4: Dinamik Trigger Prototipleri ile Akıllı Alarmlar

Sadece veri toplamak yetmez, bu verilerin anomali durumlarında nöbetçi mühendisi ayağa kaldırması gerekir. Ancak her yeni container için manuel alarm yazamayız. LLD burada devreye girerek her container için bağımsız trigger’lar üretir.

Discovery rule altındaki Trigger prototypes sekmesine gelin ve Create trigger prototype butonuna tıklayın.

Senaryo: Container Stop Olduysa Alarm Üret

  • Name: Container {#CONTAINERNAME} is not running on {HOST.NAME}
  • Expression:
    last(/Template App Docker Custom/docker.container.status[{#CONTAINERNAME}])="false"
  • Severity: High veya Average

Bu ifade sayesinde, sistemde yeni bir container (örneğin redis-cache) ayağa kalktığı anda Zabbix bunu LLD ile keşfedecek, ardından docker.container.status[redis-cache] item’ını oluşturacak ve eğer bu container stop durumuna düşerse otomatik olarak “Container redis-cache is not running on Server-01” başlığıyla alarm üretecektir.

Production İpuçları ve “Neden Böyle?” Analizi

Büyük ölçekli ortamlarda LLD kullanırken sistem kaynaklarını tüketmemek ve false-positive alarmların önüne geçmek için şu mimari kararları uygulamalısınız:

Keep Lost Resources Period (Kayıp Kaynakları Tutma Süresi)

LLD rule konfigürasyonunda Keep lost resources period adında bir parametre göreceksiniz. Varsayılan değeri 30 gündür. Eğer dinamik ortamlarda (örn. Jenkins agent’ları gibi sürekli açılıp kapanan container’lar) çalışıyorsanız, bu değeri 30 gün bırakırsanız Zabbix veritabanınız çöpe döner. Silinen container’ların monitoring öğelerinin sistemden hızlıca temizlenmesi için bu değeri 1h (1 saat) veya en fazla 1d (1 gün) olarak ayarlayın.

Discard Unchanged (Değişmeyen Veriyi Yoksayma)

Container status metriği her dakika “true” dönecektir. Veritabanında her dakika aynı veriyi yazarak I/O tüketmemek için Item Prototype ayarlarındaki Preprocessing sekmesine gidin. Buraya Discard unchanged with heartbeat ekleyin ve süresini 1h yapın. Böylece durum değişmediği sürece veritabanına sadece saatte bir yazılır, ancak durum “false” olduğu an hemen kayıt düşülür.

Zabbix LLD, altyapınızı kodla yönettiğiniz (Infrastructure as Code) modern dünyada izleme katmanının da bu hıza ayak uydurmasını sağlayan en kritik araçtır. Doğru kurgulanmış bir LLD şablonu, operasyonel iş yükünüzü kalıcı olarak azaltır.

Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Temmuz 19 2024

Zabbix 7.x ile Kubernetes Cluster Monitoring

Kubernetes ekosisteminde monitoring denildiğinde akla ilk gelen Prometheus-Grafana ikilisi olsa da, modern devops dünyasında zabbix 7.x sürümüyle kartları yeniden dağıtıyor. Bu yazımızda, legacy sistemlerden aşina olduğumuz bu devasa canavarın, kubernetes cluster’larındaki container metriklerini auto-discovery (LLD) yetenekleriyle nasıl saniyeler içinde yakaladığını, verileri nasıl işlediğini ve Grafana ile nasıl görselleştirdiğini ele alacağız. “Prometheus kurduk ama RAM tüketimi ocağımıza incir ağacı dikti” diyenlerdenseniz, kemerlerinizi bağlayın; Zabbix 7.x’in hafif ve güçlü Kubernetes entegrasyonuna dalıyoruz.

Neden Zabbix 7.x? (Eski Dostun Yeni Numaraları)

Yıllarca Zabbix’i sadece VM’lerin CPU ve disk doluluk oranlarını izlemek için kullandıysanız, kendinizi güncellemenin vakti geldi demektir. Zabbix 7.x, Kubernetes dünyasını yabancı bir gezegen gibi görmüyor. HTTP agent, out-of-the-box gelen gelişmiş Kubernetes template’leri ve JSONPath preprocessing yetenekleri sayesinde API Server üzerinden doğrudan cluster’ın kalbine inebiliyor.

Peki neden Prometheus yerine Zabbix? Cevap basit: Unified Monitoring ve Uzun Vadeli Veri Saklama (Long-term Retention). Eğer cluster dışında fiziksel switch’leriniz, legacy veritabanlarınız ve sanal makineleriniz varsa, hepsini tek bir panele toplamak ve bunu yaparken TSDB (Time Series Database) kaynaklı çılgın RAM maliyetlerinden kaçınmak istiyorsanız, Zabbix 7.x tam size göre.

Adım 1: Kubernetes Cluster Üzerinde Zabbix Helm Deployment

Zabbix’in cluster içindeki gözü kulağı olacak Zabbix Agent 2 ve Zabbix Proxy yapılandırmasını kurarak işe başlıyoruz. Kubernetes API’si ile güvenli bir şekilde konuşabilmek için service account ve rol tanımlamalarına ihtiyacımız var. Neyse ki resmi Helm chart bu işi bizim yerimize hallediyor.

İlk olarak Zabbix topluluk reposunu sistemimize ekleyelim:

helm repo add zabbix-community https://zabbix-community.github.io/helm-charts
helm repo update

Şimdi, cluster metriklerini toplamak için optimize edilmiş bir values.yaml dosyası hazırlayalım. Bu dosyada Zabbix Server adresimizi ve cluster adımızı belirtiyoruz. Aşağıdaki konfigürasyonu zabbix-values.yaml olarak kaydedebilirsiniz:

zabbixProxy:
  enabled: true
  resources:
    limits:
      cpu: 500m
      memory: 512Mi
    requests:
      cpu: 100m
      memory: 128Mi
  env:
    - name: ZBX_HOSTNAME
      value: "k8s-production-proxy"
    - name: ZBX_SERVER_HOST
      value: "zabbix-server.kertenkerem.local" # Zabbix Server IP veya FQDN'iniz

zabbixAgent:
  enabled: true
  resources:
    limits:
      cpu: 200m
      memory: 256Mi
    requests:
      cpu: 50m
      memory: 64Mi
  env:
    - name: ZBX_HOSTNAMEITEM
      value: "system.hostname"

Bu konfigürasyon ile cluster içinde bir DaemonSet olarak Zabbix Agent 2 ve cluster dışındaki ana sunucumuza verileri güvenli ve sıkıştırılmış şekilde iletecek bir Zabbix Proxy ayağa kaldırıyoruz. Kurulumu şu komutla tetikleyelim:

kubectl create namespace monitoring
helm install zabbix zabbix-community/zabbix-helm-ch --namespace monitoring -f zabbix-values.yaml

Adım 2: Auto-Discovery (LLD) ile Metrik Avcılığı

Kubernetes dinamik bir yapıya sahiptir; pod’lar saniyeler içinde ölür, yenileri doğar. Statik IP’ler veya host tanımlamaları burada sökmez. Zabbix 7.x, bu kaosu çözmek için Low-Level Discovery (LLD) mekanizmasını kullanır. Kubernetes API Server üzerinden pods, nodes, namespaces ve services discovery kurallarını çalıştırır.

Zabbix Web UI arayüzüne giriş yaptıktan sonra şu adımları izleyin:

1. API Token Oluşturma

Zabbix Server’ın cluster API’si ile konuşabilmesi için Helm kurulumu sırasında otomatik oluşturulan service account token’ını almamız gerekiyor:

kubectl get secret $(kubectl get serviceaccount zabbix-service-account -n monitoring -o jsonpath="{.secrets[0].name}") -n monitoring -o jsonpath="{.data.token}" | base64 --decode

Not: Kubernetes 1.24 ve üzeri kullanıyorsanız, secret manuel oluşturulmuş olabilir. Helm chart bunu sizin için halletmediyse, service account için bir `kubernetes.io/service-account-token` tipinde Secret oluşturup token’ı oradan okumalısınız.

2. Zabbix Üzerinde Host Tanımlama

  • Configuration -> Hosts -> Create Host yolunu izleyin.
  • Host Name alanına Kubernetes Cluster Production yazın.
  • Templates kısmına “Kubernetes by HTTP” template’ini ekleyin. Bu template, Zabbix 7.0 ile gelen out-of-the-box harika bir canavardır.
  • Macros sekmesine geçiş yapın ve aşağıdaki kritik değişkenleri tanımlayın:
{$KUBE.API.URL} -> https://<kubernetes-api-endpoint>:6443
{$KUBE.API.TOKEN} -> <Bir önceki adımda elde ettiğiniz token>

Bu tanımlamadan sonra Zabbix, HTTP agent yardımıyla cluster API’nize sorgu atmaya başlayacak. Birkaç dakika içinde “Discovery rules” altındaki kuralların tetiklendiğini ve cluster’ınızdaki tüm node’ların, pod’ların ve container’ların otomatik olarak sisteme “Graph” ve “Item” olarak eklendiğini göreceksiniz. İşte auto-discovery’nin gücü!

Adım 3: Grafana Entegrasyonu (Görsel Şölen)

Zabbix’in kendi arayüzündeki grafikler son yıllarda iyileşmiş olsa da, hiçbirimiz yöneticilerimize veya development ekiplerine o 90’lardan kalma görünümlü panelleri göstermek istemeyiz. Bize Grafana lazım.

Grafana üzerinde Zabbix veri kaynağını (datasource) aktifleştirmek için şu adımları izliyoruz:

grafana-cli plugins install alexanderzobnin-zabbix-app
systemctl restart grafana-server

Grafana arayüzüne gidip Connections -> Data Sources -> Add New Data Source dedikten sonra listeden Zabbix’i seçiyoruz. Konfigürasyon ayarlarında dikkat etmeniz gereken kritik noktalar şunlar:

  • URL: http://zabbix-server-ip/zabbix/api_jsonrpc.php
  • Access: Server (Default)
  • Zabbix API Connection: Zabbix admin kullanıcı adı ve şifreniz.

Bağlantıyı test edip kaydettikten sonra, Kubernetes cluster metriklerimizi içeren dashboard’ları tasarlayabiliriz. Örneğin, her pod’un CPU tüketimini dinamik olarak çeken bir panel yazmak istersek, Grafana query alanına şu regex’i girebiliriz:

Group: Kubernetes
Host: /.*/
Application: CPU
Item: /Calculated CPU usage percent/

Bu sorgu sayesinde, cluster’a yeni bir mikroservis deploy edildiğinde hiçbir manuel müdahale yapmadan o servisin CPU grafiği saniyeler içinde Grafana panelinizde belirecektir.

Adım 4: Akıllı Alerting Kuralları

Gecenin saat 3’ünde “Pod restart attı” diye uyanmak istemiyorsanız, Zabbix’in esnek trigger yapısını doğru kurgulamanız gerekir. Klasik CPU doldu alert’leri yerine Kubernetes dünyasına uygun akıllı trigger’lar yazmalıyız.

Örnek 1: CrashLoopBackOff Durumu tespiti

Bir pod sürekli hata alıp kapanıyorsa ve restart sayısı artıyorsa, bu kritik bir durumdur. Zabbix template’i içinde gelen varsayılan kuralı özelleştirebiliriz:

last(/Kubernetes by HTTP/kube.pod.restart_rate[{#POD.NAME}]) > 3 and last(/Kubernetes by HTTP/kube.pod.status[{#POD.NAME}]) = 0

Bu trigger, pod’un son 5 dakika içindeki restart hızı 3’ten fazla ise ve pod “Ready” durumunda değilse alarm üretir. Geçici network kesintilerinde boşuna Slack kanallarınızı spam’lemez.

Örnek 2: Node Disk Basıncı (Disk Pressure)

Kubelet’in node üzerindeki pod’ları evict etmeye başlamadan (yani sistem dışına atmadan) önce diskin dolduğunu anlamamız gerekir:

last(/Kubernetes by HTTP/kube.node.status.disk_pressure[{#NODE.NAME}]) = 1

Bu alarm tetiklendiğinde, Zabbix’in Webhook entegrasyonu sayesinde Slack veya PagerDuty üzerinden anlık bildirim alabilir, hatta otomatik aksiyon (Remote Command) tanımlayarak ilgili node üzerindeki gereksiz docker imajlarını temizleyen bir script çalıştırabilirsiniz.

Zabbix 7.x Kubernetes Monitoring’in Avantaj ve Dezavantajları

Her sistemde olduğu gibi bu mimarinin de güçlü ve zayıf yanları var. Kararınızı vermeden önce bunları masaya yatıralım:

Avantajları Dezavantajları
Düşük kaynak tüketimi (RAM/CPU dostu) Kubernetes native olmaması (Prometheus operator kadar cluster içine entegre değil)
Merkezi yönetim ve güçlü LLD yetenekleri Custom Metric API ile HPA (Horizontal Pod Autoscaler) entegrasyonu görece zor
Uzun vadeli verileri saklamada veritabanı esnekliği (PostgreSQL/TimescaleDB) Grafana template kütüphanesinin Prometheus kadar zengin olmaması

Sonuç

Zabbix 7.x, Kubernetes cluster’larını izlemek için hantal ve “outdated” bir çözüm olmaktan çok uzak. Aksine, kaynak tüketimini minimize etmek isteyen ve tüm IT altyapısını (fiziksel, sanal, container) tek bir merkezi noktadan yönetmeyi hedefleyen kıdemli sistem ve devops mühendisleri için biçilmiş kaftan. Auto-discovery mekanizmasının gücü ve Grafana’nın görsel yetenekleri birleştiğinde, production ortamınızda uçtan uca izlenebilirlik (observability) sağlamak işten bile değil.

Siz de cluster’larınızda Zabbix kullanmayı denediniz mi? Yaşadığınız tecrübeleri veya takıldığınız yerleri yorumlarda bizimle paylaşın, debugging seansına beraber devam edelim!

Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Temmuz 19 2024

Python ile SSL Sertifikalarının Süresi Dolmuş mu? – Eğlenceli Bir Yolculuk

Merhaba kod meraklıları! Bugün sizi, SSL sertifikalarının süresi dolmuş mu dolmamış mı kontrol etmeye yarayan eğlenceli ve basit bir Python yolculuğuna çıkaracağım. Hazır mısınız? Hadi başlayalım!

İnternetin Kapı Bekçileri: SSL Sertifikaları

SSL sertifikaları, internetin kapı bekçileri gibidir. Bu küçük dijital belgeler, tarayıcınızın ve web sitenizin güvenli bir şekilde iletişim kurmasını sağlar. Peki, bu sertifikaların süresi dolarsa ne olur? İşte tam burada Python devreye giriyor! Hazır olun salıyorum kobrayı 🐍 !

Python ile Macera Başlıyor

Python ile bir SSL sertifikasının bitiş tarihini kontrol etmek, bir atom reaktörünü çalıştırmak kadar basittir. İşte size bunu nasıl yapacağınızı anlatan eğlenceli bir kod:


import ssl
import socket
from datetime import datetime

def get_ssl_expiry_date(hostname):
    context = ssl.create_default_context()
    with socket.create_connection((hostname, 443)) as sock:
        with context.wrap_socket(sock, server_hostname=hostname) as ssock:
            ssl_info = ssock.getpeercert()
            expiry_date_str = ssl_info['notAfter']
            expiry_date = datetime.strptime(expiry_date_str, '%b %d %H:%M:%S %Y %Z')
            return expiry_date

def check_ssl_expiry(hostname):
    try:
        expiry_date = get_ssl_expiry_date(hostname)
        now = datetime.utcnow()
        days_left = (expiry_date - now).days
        return f"SSL certificate for {hostname} expires on {expiry_date}. Days left: {days_left}"
    except Exception as e:
        return f"An error occurred: {e}"

# Kullanım
hostname = 'kertenkerem.net'
print(check_ssl_expiry(hostname))

Kodun Anatomisi

SSL ve Socket Kütüphaneleri: ssl ve socket kütüphaneleri, Python dünyasında güvenlik büyüleri yapmanızı sağlar. Bir tür Harry Potter değneği gibi düşünebilirsiniz!

Bağlantı Kurma: Bir domain’e bağlanıp, SSL sertifikasını alıyoruz. Bu, sanki bir kapıyı çalıp, “Hey, bana kim olduğunu göster!” demek gibi.

Sertifika Bilgilerini Alma: Kapı açıldığında, bize sertifikasını gösteriyor. Biz de bu sertifikayı alıp bitiş tarihini öğreniyoruz.

Bitiş Tarihini Kontrol Etme: Sertifikanın ne zaman süresinin dolacağını öğrenip, kaç gün kaldığını hesaplıyoruz.

Eğlenceli Bir Örnek

Farz edelim ki bir kafe işletiyorsunuz ve kahve makinenizin servis tarihini kontrol etmek istiyorsunuz. Ama bu kez kahve makinesi yerine SSL sertifikalarını kontrol ediyoruz. Ve işte kodumuz, kahve makinesi gibi çalışıp, “Bu sertifika şu tarihte süresi dolacak. Servis zamanı!” diyor.

hostname = 'kertenkerem.net'
print(check_ssl_expiry(hostname))

Bu satırı çalıştırdığınızda, size domain’in SSL sertifikasının ne zaman süresinin dolacağını ve kaç gün kaldığını söyleyecek.

Sonuç

Gördüğünüz gibi, Python ile SSL sertifikalarının bitiş tarihini kontrol etmek hem basit hem de eğlenceli olabilir. Kendi güvenlik kapı bekçilerinizi kontrol edin ve her zaman güvende kalın. Kodlamaya devam edin ve internetin sihirli dünyasında kaybolun!

Happy coding! 🚀

Category: Genel | LEAVE A COMMENT