kertenkerem_
· Seyahat · 4 dk okuma

İpek Yolu’nun Kalbine Yolculuk: Özbekistan’da Semerkant, Buhara ve Hive Gezi Rehberi

Çocukken okuduğumuz masalların renk paletini merak ettiniz mi hiç? Benim için o palet hep turkuaz, çöl sarısı ve çini mavisinden ibaretti. Bu renklerin gerçeğe dönüştüğü topraklara, Orta Asya’nın kalbine yolculuğa çıkmaya karar verdiğimde elimde kısıtlı bir bütçe ve bolca merak vardı. O yüzden turistik broşürlerin fahiş fiyatlı turlarından uzak, ayakları yere basan ve yerel deneyim odaklı bir Özbekistan gezi rehberi hazırlamak istedim. İpek Yolu boyunca uzanan bu coğrafya size yalnızca geçmişi değil, bugünün sıcacık insan hikayelerini de vadediyor. Çantanızı hazırlayın, zamanın büküldüğü bir Orta Asya turu sizi bekliyor.

Yola çıkmadan önce en çok kafa karıştıran konulardan biri para birimi olan Özbek Somu (UZS). Sıfırların havada uçuştuğu bu ekonomide kendinizi bir anda milyonlar içinde buluyorsunuz. Döviz bürolarında vakit kaybetmek yerine, benim gibi terminal meraklısıysanız güncel USD/UZS kurunu şu basit komutla anında kontrol edebilirsiniz:

curl -s https://open.er-api.com/v6/latest/USD | grep -A 1 '"UZS"'

Özbekistan artık Türk vatandaşlarından vize istemiyor, bu büyük bir artı. Ülkeye girerken ve otellerde kalırken verilen “registratsiya” yani kayıt kağıtlarını ise seyahat sonuna kadar saklamanız gerekiyor. Çıkışta sınır polisi bu küçük kağıtları titizlikle kontrol edebiliyor.

Rayların üzerinde zaman yolculuğu: Taşkent’ten Semerkant’a

Seyahatimizin başlangıç noktası genellikle başkent Taşkent oluyor. Modern, geniş caddeleri ve Sovyet döneminden kalma büyük metrosuyla Taşkent güzel bir geçiş noktası, ama asıl hedefimiz tarihi şehirler. Taşkent’ten Semerkant’a geçmenin en akıllıca ve konforlu yolu Afrosiyob adı verilen hızlı trenler. İspanyol teknolojisiyle üretilen bu trenler sizi iki saat gibi kısa bir sürede masallar diyarına ulaştırıyor. İkinci sınıf biletler yaklaşık 150.000 UZS (yaklaşık 12 Dolar) civarında ve oldukça konforlu.

Afrosiyob tren biletleri seyahat tarihinden tam 45 gün önce satışa açılıyor ve popüler saatlerdeki biletler genellikle birkaç saat içinde tükeniyor. Seyahat planınızı yapar yapmaz Özbekistan Demiryolları’nın resmi sitesinden biletinizi almanızı şiddetle tavsiye ederim. Aksi takdirde yavaş trenlerle 6 saatlik çileli bir yolculuk yapmak zorunda kalabilirsiniz.

Semerkant gezilecek yerler: mavinin ve ihtişamın başkenti

Semerkant garından çıkıp şehre adım attığınızda havada asılı duran kadim kokuyu hemen alıyorsunuz. Şehrin kalbi şüphesiz Registan Meydanı. Üç büyük medresenin çevrelediği bu meydan gündüz ayrı, gece ışıklandırmasıyla ayrı büyüleyici. Ancak buradaki en büyük hata, meydanın ortasında fotoğraf çekilip gitmek. Uluğ Bey Medresesi’nin arka avlusuna sızın, yerel el sanatları ustalarıyla çay içip sohbet edin. Klişelerden kaçınmak istiyorsanız Şah-ı Zinde mezarlık kompleksini gün doğumunda ziyaret edin. Sabahın ilk ışıkları turkuaz çinilere vurduğunda orada yalnız olmak, size bu dünyadan olmayan bir huzur hissettirecek.

Semerkant gezilecek yerler listenize eklemeniz gereken bir diğer yer de Bibi Hanım Camii. Buraya kadar gelmişken hemen yanındaki Siyob Bazar’a uğrayıp meşhur Semerkant ekmeğinden (non) almalısınız. Bu ekmekler o kadar yoğun ve lezzetli ki bayatlamadan günlerce dayanabiliyor. Yerel bir restoranda yiyeceğiniz bol etli, havuçlu Semerkant pilavı (Osh) yaklaşık 40.000 UZS (yaklaşık 3 Dolar). Sizi neredeyse bütün gün tok tutmaya yetiyor.

Çölün ortasındaki vaha: Buhara seyahat notları

Semerkant’ın ihtişamlı ve geniş caddelerinden sonra yaptığımız Buhara seyahat planı bize çok daha sıcak, yaşayan bir mahalle hissi veriyor. Şehir içi ulaşımın neredeyse tamamen yürüyerek yapıldığı Buhara, daracık sokakları, kerpiç evleri ve labirent gibi mahalleleriyle ünlü. Şehrin simgesi Kalyan Minaresi, Cengiz Han’ın bile yıkmaya kıyamadığı zarafetiyle göğe yükseliyor.

Gerçek Buhara’yı keşfetmek

Buhara’da turistik dükkanların sıralandığı kubbeli çarşılarda (Toqi) kaybolmak keyifli olsa da gerçek yerel yaşamı görmek için bu çarşıların hemen arkasındaki mahalle aralarına dalın. Çocukların sokakta koşturduğu, yaşlıların kapı önlerinde oturduğu bu mahallelerde zaman durmuş gibi. Akşamüstü Lyabi-Khauz meydanındaki havuz kenarında, dut ağaçlarının gölgesinde kok-chay (yeşil çay) içmek buranın olmazsa olmaz ritüeli. Buradaki eski Yahudi mahallesini ve sinagogunu ziyaret etmeyi de unutmayın. Şehrin kozmopolit geçmişine güzel bir ayna tutuyor.

Zamanın büküldüğü yer: Hive ve İçhan Kale

Buhara’dan Hive’ye geçmek gerçek bir meydan okuma. Kızılkum Çölü’nü aşan tren yolculuğu yaklaşık 6-8 saat sürüyor, ama pencereden süzülen çöl manzaraları ve vagonlardaki yerel halkla yapılan sohbetler bu süreye kesinlikle değiyor. Hive’ye ulaştığınızda kendinizi bir Orta Çağ filminin setine ışınlanmış gibi hissedeceksiniz. Surlarla çevrili tarihi kent merkezi İçhan Kale (Itchan Kala), kerpiç yapıları ve masmavi bitmemiş minaresi Kalta Minor ile bir açık hava müzesi gibi.

Hive’de yapılacak en güzel şey, herhangi bir plan yapmadan surların üzerinde yürümek ve İslam Hoca Minaresi’ne tırmanıp gün batımını izlemek. Şehir ilk bakışta çok turistik görünebilir, ama surların hemen dışında, yerel halkın gittiği küçük lokantalarda yiyeceğiniz Şivit Oshi (dereotlu yeşil erişte) buraya özgü bir lezzet. Bir porsiyonu da sadece 30.000 UZS civarında.

Yerel İpucu: Özbekistan’da taksi kullanırken asla ilk söylenen fiyatı kabul etmeyin. Yandex Go uygulaması Taşkent, Semerkant ve Buhara’da aktif olarak çalışıyor. Uygulama üzerinden fiyatı kontrol edip yerel taksicilerle öyle pazarlık yapmak bütçenizi ciddi oranda koruyacaktır. Ayrıca internet için havalimanından yaklaşık 5 Dolar karşılığında alacağınız 10GB’lık bir yerel SIM kart tüm seyahat boyunca hayatınızı kurtarır.

Özbekistan, bütçe dostu yapısı, misafirperver insanları ve göz alıcı mimarisiyle sıradan seyahatlerden sıkılanlar için gerçek bir kaçış noktası. İpek Yolu’nun bu durakları, modern dünyanın koşturmacasında unuttuğumuz dingin ve masalsı ritmi size yeniden hatırlatacak.